Karar muharriri Karaalioğlu: Vatandaşları ülkeden kaçıp mülteci olmayı göze alacak kadar umutsuz olan bir ülke olmak ürkütücü değilse nedir?

Karar muharriri Karaalioğlu: Vatandaşları ülkeden kaçıp mülteci olmayı göze alacak kadar umutsuz olan bir ülke olmak ürkütücü değilse nedir?

Karar gazetesi muharriri Mustafa Karaalioğlu, AKP’li Yeşilyurt Belediyesi’nin tertibiyle Almanya’ya giden 43 kişinin dönmemesine göndermede bulunarak, “Vatandaşları ülkeden kaçıp mülteci olmayı göze alacak kadar umutsuz olan bir ülke olmak ürkütücü değilse nedir?” değerlendirmesini yaptı. 

Karaalioğlu yazısında, “Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere bütün hükümet sözcüleri bir gerçeğe dayanıp dayanmadığına bakmadan işlerin eksiksiz gittiğini tekrarlıyor. Karşılarında ikna olmayan gözleri görünce, bu sefer de onların nankör olduğunu düşünmeye başlıyor. Halbuki çelişki gizlenecek üzere değil… Erdoğan, “İnsanlarımız birçok vakit tedavi, üniversite eğitimi, iş, aş bulmak için Amerika’ya, Avrupa’ya gitmek zorunda kalırdı, hamdolsun bugün bu tablo büyük oranda aksine döndü” derken partisine bağlı belediye liderleri -ki hepsi hâlâ görevde- uçaklarla Avrupa’ya mülteci taşıyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti’nin verdiği özel ve ayrıcalıklı gri pasaportlarla, Almanya vatandaşı olmaya koşuyor.” görüşünü savundu. 

Karaalioğlu şu sözleri kullandı: 

“Onların çocukları da… Araştırmalara nazaran gençlerin en az yüzde 45’i -bazı anketlerde yüzde 75’i- geleceklerini yurt dışında görüyor, fırsat bulursa yurt dışında okumak, çalışmak yahut ne olursa olsun orada yaşamak istiyor. Harekete geçmeleri için bir gri pasaport yetecek. Pasaportumuz değilse bile gri pasaportumuz çok pahalı; bunu kimse inkar edemez! Kadınıyla, erkeğiyle vatandaşları ülkeden kaçıp mülteci olmayı göze alacak kadar umutsuz olan, gençleri de gitmeye yol arayan bir ülke olmak ürkütücü değilse nedir? “Yok yok, o denli değil” demek, öteki sayılar bulup buluşturmak, istatistikleri tersyüz etmek, bu tabloyu değiştirmez. Yüksek sesle söylenecek hamasetten öbür kelamı kalmayan bir ülke burası. Gösteriş, hava, caka, afra ve tafrayı maharet zanneden; vatandaşına palavra söylemekten bıkmayan bir ülke. Bu türlü olduğu içindir ki işler makûs giderken, gerçekle bağlar kopmuşken, makas açılmışken bile insanlara “İyisin, iyi” demenin kâfi olacağına inanıyorlar. Uygunsun. Uzatma. Abartma!”

Etiketler