Sosyal medyada hakaretlere maruz kalan Prof. Esin Şenol: Olup bitenden çok yoruldum ama yanlarına da bırakmam

Sosyal medyada hakaretlere maruz kalan Prof. Esin Şenol: Olup bitenden çok yoruldum ama yanlarına da bırakmam

Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Esin Davutoğlu Şenol, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını sürecinde paylaşımları nedeniyle hakaretlere maruz kalmasına ilişkin, “Hem çok yoruldum hem sıkıldım olup bitenden. Deyim yerindeyse telef olduk. Ama bu sistematik saldırıları da yanlarına bırakacak değilim. Listeler hazırladık suç duyurusu yapacağız. Ben de nefesimi tutup daha çok gerçeği ifade etmeye devam edeceğim” dedi.

RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası’na konuşan Prof. Şenol, “Hem çok yoruldum hem sıkıldım olup bitenden. Deyim yerindeyse telef olduk. Ama bu sistematik saldırıları da yanlarına bırakacak değilim. Listeler hazırladık suç duyurusu yapacağız. Ben de nefesimi tutup daha çok gerçeği ifade etmeye devam edeceğim” ifadesini kullandı.

“Susacak değiliz”

Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Esin Davutoğlu Şenol’un açıklamalarından satır başları şöyle:

“Fotoğraflarımız elden ele dolaştırılıyor ve fotoğraflarımızın altına hakaretler ediyorlar. Afişler hazırlayıp sosyal medyada dolaştırıyorlar. ‘Kan ve intikam ile bitecek, sizi yok edeceğiz, bu bilim insanlarını yok edin’ diyerek tek tek resimlerimizi koyuyorlar. Sadece aşı karşıtlığı ya da salgın inkarcılığı gibi değil çok sistematik bir troll organizasyonu var. Kullandığım bütün hesapları kilitledim ama gönderilen mesajların ekran görüntülerini aldım, yarın suç duyurusunda bulunacağız. Böyle bir salgının ortasında bunlar bunu yapıyor diye duracak değiliz. Zaten 3-5 kişiyiz, onların da susacağını düşünmüyorum ama kimsenin yanına kalmamalı. Ben bu dünyada adalete inandığım için elimden geleni yapacağım.”

“Öyle telefonlar, mesajlar alıyorum ki…”

“Salgının başlarında ‘anlı şanlı’ bir gazetenin korkunç saldırılarına hedef olmuştum ve hedef göstermişlerdi. O zamanlar söylediğim şey şuydu, ‘Türkiye ilk vakasını geç bildirdi’ demiştim. O söylediğim bu kadar doğru olmasaydı bugün bu noktada olmayacaktık. Başından itibaren salgın, algı operasyonu ile yönetiliyor maalesef. Almanya ve Amerika’da da böyle saldırılara maruz kalıyorlar ama bunun sistematik organizasyon olduğu kuşkusunu hiç kimse yaşamıyor, biz yaşıyoruz bu ülkede.  Bu ülkenin muhalefeti yaşıyor, biz yaşıyoruz ve inanılır gibi şeyler değil. O zaman umudunuzu yitiriyorsunuz. Salgın yönetilemeyecek bir şey değil ve hala 1-2 ay içerisinde insanların ölmemesini sağlayabilirsiniz. Zaten artık amacımız salgını bertaraf etmek değil insanlar ölmezken salgınla ilgili süreci ve gelişmeleri de hayata katmak.  Sokağa çıkmama hakkınızı istemelisiniz, ücretli izin kullanmalısınız diye insanları bilinçlendirmeye çalışırken bu kadar tesadüf olabileceğini düşünmüyorum. Hedef göstererek öyle telefon alıyorum ve sosyal medyadan mesajlar alıyorum ki.. Mutlaka nefesimi tutup daha çok gerçeği işaret etmeliyim hissi veriyor.”

“Deyim yerindeyse telef olduk”

Prof. Şenol, Atilla Güner’in “Yıpratıcı kampanya devam ederken insanları yaşatmak için mücadele ediyorsunuz. Sabah uyandığınızda nasıl bir hissiyat içinde oluyorsunuz?” sorusu üzerine şu yanıtı verdi:

“Hem çok yoruldum hem de çok sıkıldım olup bitenden. Basit ve sıkıcı hayatıma geri dönmek istiyorum, bu kadar aksiyon istemiyorum. Deyim yerindeyse telef olduk. Yakınlarımız hastalandı, arkadaşlarımızı kaybettik, istediğimiz şekilde aşılanmadık. Aşı olmamıza rağmen hastalanan arkadaşlarımız var. Bir sürü sıkıntıyla uğraşıyoruz.”