Yeni Şafak yazarından “emekli amiraller bildirisi” yorumu: Terör savcılığınca yapılan soruşturmalar Erdoğan’ın ikazı üzerine uyuyan hücrelerin deşifresine yönelmiş durumda

Yeni Şafak yazarından “emekli amiraller bildirisi” yorumu: Terör savcılığınca yapılan soruşturmalar Erdoğan’ın ikazı üzerine uyuyan hücrelerin deşifresine yönelmiş durumda

Eski İstihbarat Daire Başkanı ve Yeni Şafak gazetesi yazarı Bülent Orakoğlu, emekli amirallerin “Montrö” bildirisine ilişkin olarak, “Terör savcılığınca yapılan soruşturmalar ‘’Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu iş 104 amirali aşar. Uyuyan hücrelere karşı uyanık olmak durumundayız’ ikazı üzerine bu hücrelerin deşifresine yönelmiş durumda. Haydi hayırlısı.” değerlendirmesini yaptı. 

Orakoğlu yazısında, “Bilindiği gibi başlangıçta 104 Cunta heveslisi emekli amiral iktidarın politikaları üzerinden hükümete ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik gece yarısı skandal ve illegal bir muhtıra yayınladı. Muhtıra’nın yayınlanmasından bir gün sonra kaleme aldığım 7 Nisan 2021 tarihli ‘Ergenekon hâlâ faaliyette mi‘’ başlıklı köşe yazımda ‘’Muhtırada yalnızca Deniz K.K emekli personelinin seçilmesinin bu bildiriyi hazırlayan CUNTA merkezinin biri açık diğeri örtülü iki amacı olduğu kanısındayım. Darbe imalı bildiride açık amacın Kanal İstanbul ve diğer uluslararası antlaşmaların görüşüldüğü mecralarda Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin de tartışmaya açılmasının endişe verici olduğu, yürürlükten kaldırılmaması gerektiği gösterilmektedir. Türkiye’de İkinci bir 28 Şubat yaşanması ise örgütün örtülü hedefidir demiştim. Nitekim Muhtırayı hazırlamada öne çıkan Amirallerden Ergun Menginin Ali Yüksel Önel’e gönderdiği ‘Montrö’yü araç olarak kullandık’ mesajı Muhtıra’cıların asıl hedeflerinin irticai tehdidi hortlatmak olduğunu ortaya koyması bakımından önemlidir.” görüşünü savundu. 

Orakoğlu şu ifadeleri kullandı: 

“Olayın tedirgin edici tarafı ise bu Muhtıra’nın Deniz K.K da 28 Şubat Cuntası zihniyetinin devam ettiğini ortaya çıkarmış olmasıdır. Önemli olan bu zihniyetin diğer Kuvvet Komutanlıklarında da devam edip etmediğinin ortaya çıkarılmasıdır. Gözaltına alınan 14 amiralin elektronik kelepçe takılarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılması 28 Şubat’çı medya ve yazarları erken bir sevince yöneltmişken amiraller soruşturmasında elde edilen yeni deliller ışığında yapılan ikinci dalga operasyonlarda 6’sı emekli amiral, 1’i general 7 kişinin evinde arama yapıldı, aynı zamanda bu kişiler ifadeye çağrıldı.

Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan’ın da evinde arama yapılarak ifadeye çağrılması diğer kuvvet komutanlıklarında da muhtıra yanlılarının olup olmadığını veya herhangi bir dış müdahale olup olmadığını aydınlatacak gelişmelere neden olacağından önemli bir gelişme sayılabilir. Yazımın başlangıcında 28 Şubat darbesi sonrasındaki darbelerin farklı şekil ve yöntemlerle gelebileceğini belirtmiştim. Gözlemlediğim kadarıyla 104 amiralin içinde Muhtıra’nın verilmesinde ideolojik ve örgütsel ilişki içinde olanlar olduğu gibi yalnızca laiklik açısından bu muhtıraya imza atanlar var.

Pandemi nedeniyle çeşitli illerde yaşayan amiraller için gözaltı yapılmadı. 22 Nisan’da ifadeye çağrıldılar. Tuğamiral Mehmet Sarı’nın ’’Sarık ve cübbe giydiği fotoğraflar ve 104 Amiralin verdiği Muhtıra Veryansın TV’de yayınlanmıştı!!!

Terör savcılığınca yapılan soruşturmalar ‘’Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu iş 104 amirali aşar. Uyuyan hücrelere karşı uyanık olmak durumundayız’’ ikazı üzerine bu hücrelerin deşifresine yönelmiş durumda. Haydi hayırlısı.”

Ne olmuştu?

103 emekli amiral imzasıyla, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne ilişkin sözleri sonrası başlayan tartışmalara ve Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı’nın “sarık ve cübbe” giydiği bir fotoğrafının basına yansımasına ilişkin olarak ortak bir bildiri yayımlandı. Bildiride “Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye’ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir” denilirken, Tuğamiral Sarı’nın görüntülerine ilişkin olarak da “Kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur” ifadesi kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun bildiriye “Haddinizi bilin” sözleriyle tepki gösterirken, TBMM Başkanı Şentop da bildiri için “darbe çağrışımlı” nitelemesi yaptı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 103 emekli amiralin ‘Montrö ve sarıklı amiral bildirisi’ne ilişkin olarak başlattığı soruşturmada gözaltına alınan 14 emekli amiral adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

Yazar Aranıyor